Şu an elektrikler kesik. Haliyle kombi de çalışmıyor. Evin içi buz gibi… Çay yok, kahve de… Kettle’da bir bardak su ısıtmanın imkânı da yok. Allahtan tabletin şarjı tam. Yalap şap da olsa GSM’den internete girebiliyorum. Buna da şükür! Dışarıda acı acı siren sesleri yağmur hışırtısına karışmış, karanlığa karışıyor. Az önce önümden iki tane itfaiye aracı geçti. Şu manik elektrik gelgitlerinden sigortalar patladı, yangın çıktı herhalde…

Bugün günlerden 30 Aralık
2016, gitmemek için ayak direten mızmız bir çocuk gibi… Eline geçen her şeyi yerlere fırlatıp, kırıp döküyor. Bu sene ne çok kasvet yaptı! Nice yürekler dağlandı, ocaklara ateşler düştü. Beyinlerimiz yandı, ruhlarımız soğudu ve yalnızlaştı… Buz kesen ümitlerimizin ne meçhulle, ne de yalnızlıkla mücadele edecek gücü ve sabrı kalmadı. Maalesef, 2016 iyi geçmedi. Yine de 2017 meçhulune sarılmaktan başka çaremiz yok. Hoşgeldin 2017! Sana büyük umutlar bağladık…

Not: Saat şu an 20:29. Internet ve telefon bağlantısı da tamamen gitti.

hakan-akben-2017

Benim için 2016…
2016 benim için yapayalnız kaldığım bir yıldı. Bundan zerre şikayetim yok. Bol bol kitap okuyacak ve kendimle uzlaşacak zamanım oldu. Bana göre özetle bu sene, aldığım kararların çoğunu hakkıyla uygulamaya başladığım önemli bir yıldı. Kara kaplı defterime aldığım notları bloğuma da not düşmek istedim.

2016 yılı değerlendirme notlarımdan alıntılar:

  • İş hayatıma solo girişimci olarak devam etmeye karar verdim. Ne bir yöneticim olsun, ne de yönettiğim biri olsun istedim. 21 Temmuz’da İletişim Teknolojileri isimli şirketimi kurdum.
  • Stratejik olarak gelirimi tek bir kanaldan kazanmaya çalışmak yerine, riski dağıtıp farklı alanlarda, birden fazla gelir kaynağı oluşturmaya odaklandım. Bu alandaki çalışmalarım 2017’de de devam edecek.
  • Bilgiye erişme, türetme, farklı tiplerde içerik üretme tarafındaki yeteneklerim ve kurumsal pazarlama deneyimlerim, aldığım projeleri kısa sürede ayağa kaldırmama çok yardımcı oldu.
  • Otomasyon teknolojilerinden dibine kadar faydalandım. Bunun için ciddi zaman ve para ayırdım. Hala da çabalarım devam ediyor. iOS 10 güncellemesinden sonra işimde de tamamen iPad kullanmaya başladım. (Şimdilik %85 oranında diyelim. Ara sıra Photoshop ve Dreamweaver’a ihtiyacım oluyor.)
  • Kısa kaldığım zamanlarda ehil dostlarımdan profesyonel destekler aldım. Birlikte güzel işler yaptık. Yıllar içinde çok yetenekli ve iyi yürekli dostlar biriktirmişim. Çok şanslıyım!
  • Dünyanın en büyük 3 teknoloji şirketine (Adobe, Samsung ve Fujitsu) dijital ve içerik pazarlaması tarafında projeler ve danışmanlıklar yapmaya başladım.
  • Yerelde kendini ispat etmiş, küresel arenada çarpışmaya hazırlanan sağlam birkaç teknoloji girişimine danışmanlık verdim ve destek oldum. Bunlardan biri bana ‘HR Marketing’ konusunda yepyeni ufuklar açtı. Bu proje ve bu alandaki fırsatlar beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.
  • 2,5 senedir köşe yazdığım Digital Age’ten ayrılıp Campaign Türkiye bünyesine katıldım.
  • Ömer Erdem sağolsun, bu sene Serdar Kuzuloğlu’nun ana sahneyi yönettiği Kristal Elma’da ikinci sahneyi bana emanet etti. Benim için büyük bir gurur oldu.
  • Bu yıl Campaign dergisiyle Cannes Lions festivaline de katıldım. Zihin açıcı bir tecrübe oldu.
  • Turkcell’den Türk Telekom’a kadar alanında öncü birçok kurumda dijital pazarlama, sosyal medya ve içerik pazarlaması konularında eğitimler verdim. İTÜ ve YTÜ’de Mindset bünyesinde dijital pazarlama sertifika programında eğitimler vermeye başladım ve devam ediyorum.
  • Etkinliklerde moderatörlük ve konuşmacılık yapmaya başladım. ‘Dijital çağda hayatta kalma sanatı!’ adlı sunumumu bin kişilik marketing meetup etkinliğinde, katılımcıların beğenisine sundum. Aldığım olumlu geri bildirimler bu tarafa daha çok vakit ayırmam gerektiğini söylüyor. 2017’de bunun gibi birkaç konu belirleyip, hikâye anlatımı kuvvetli tematik konuşmalar yapıyor olacağım.
  • Amatör ruhla, 2,5 saatlik Türkçe ‘Mobil Pazarlamaya Giriş’ video eğitim serisi oluşturdum. Herhangi bir beklentim olmaksızın, bloğumda ve Youtube kanalımda meraklı pazarlamacılar için  paylaştım. Bu projeyi yapmak tam bir ayımı aldı. O yüzden bir bakmanızda fayda var 😉
  • Önümüzdeki yıl sadece çalıştığım markalar için değil, kendi ilgilendiğim konular için de bol bol içerik üretmeyi arzu ediyorum.
  • Bu yıl 42 kitap, sayısız dergi ve internet makalesi okumuşum. Okuduğum, gördüğüm ve izlediğim hemen her şeyi Evernote’ta toplamaya çalıştım. Ancak bu, delice bir emek ve disiplin istiyor. 2008’den bu yana aşk ve nefret ilişkisinde kullanmaya çalıştığım Evernote’ta işe yarar bir sistem oturtmak için çok çaba sarfettim. Sonunda bunun hiç bitmeyecek bir çaba olduğuna ikna oldum. Bu gerçekle yaşamıma devam ediyor, zamanımın ciddi bir kısmını bilgi ambarımı düzenlemekle geçiriyorum.
  • Bu yıl Hasan Başusta ile birlikte Google Drive’daki Excel dosyalarımızda her gün sabah, öğle ve akşam ruh halimize 10 üzerinden notlar verdik. Bizi mutlu eden, üzen ya da motive eden şeyleri atlamadan not aldık. Benim yıl boyu ruh hali ortalamam 7,4 olarak çıktı. Sabahları modum düşük, öğleden sonra ve akşamları yüksek çıktı. Yıllar sonra sabah insanı olmadığıma bu şekilde ikna olmuş bulundum.
  • 2016’nın en büyük olayı yeğenimin aramıza katılmasıydı. ‘Yeğen sevgisi başka hiçbir sevgiye benzemiyormuş,’ diyerek konuyu özetleyeyim.

Gelelim 2017’ye…
Ülkemin güzel insanlarına sağlık, huzur ve başarı getirmesi 2017’den en büyük dileğim ve beklentim. Kendi tarafımdaysa, 2016’da başlattığım insiyatiflerimin geliştiği ve daha çok anlam kazandığı bir yıl olmasını arzu ediyorum.

Yeni yılın hepimize güzellikler getirmesi dileğiyle…