Neden hayatımızda yeni başlangıçlar yapmak için ertesi haftayı ya da ertesi sabahı bekliyoruz ki! Neden harekete geçmekten bu kadar çok korkuyoruz! Ya da neden geçmişe dair pişmanlıklarımızla an’ı mahvediyoruz.  Bizler an’ı yönetemedikçe, gelecek kaygısının kollarında buluveriyoruz kendimizi.

Metropol insanının baş belası; içi boş kaygılar

İtiraf edelim, hepimiz haddinden fazla kaygılıyız. Ne zaman belirsiz olan geleceğimizi düşünmeye başlasak içimiz daha da sıkılıyor. Oysa biz metropol insanlarının kaygılandıran düşüncelerin hemen hepsinin altı boş ve zihnimiz tarafından üretilen gerçek dışı düşünceler. Ne yaparsak yapalım an’da kalamadığımız sürece geleceği değiştiremeyiz. Hayat, gelecek ve planlar hakkında kaygılanamayacağımız kadar güzel ve kısıtlı.

Hayat, biz gelecek için planlar yaparken başımızdan geçenlerdir.John Lennon
[Tweet “”Hayat, biz gelecek için planlar yaparken başımızdan geçenlerdir””]

Bir kelebek gibi, sadece bir hafta ömrünüz olduğunu düşünün, ne yapardınız? İnsan ömrü evrensel perspektifte bir kelebeğin ömründen milyonlarca kat daha kısa. Kimilerine göre bir kelebeğin ki kadar bile ömrümüz yok, anlayacağınız.

Şimdi kendinizi seçmenin tam zamanı

Sanatçı mı olmak istiyorsun, şimdi ol.  Kitap mı yazmak istiyorsun, şimdi yaz. Düştün mü, kalk yeniden dene, yine mi düştün, yeniden dene… Hayat, kalıbını kıran cesur insanları sever. Şunu unutmayalım ki bu dünyadaki hayatımız bir kelebeğin ömründen bile az ve zaman düşündüğünden de hızlı ilerliyor. Yakında hepimiz öleceğiz.! Ama bedenimiz ölse de dünyada bıraktığımız bilincimiz, düşüncelerimiz ve eserlerimiz yaşamaya devam edecek. İşte bize sonsuz olma fırsatı! Hadi artık ertelemeyelim ve şimdi şu an kendimizi seçip, harekete geçelim!