Ücretsiz Mobil Pazarlamaya Giriş Video Eğitimi

2016 yılının başlarında bir online eğitim platformu benden ‘mobil pazarlama eğitimi’ hazırlamamı istemişti. Daha önce hiç online eğitim hazırlamamıştım. Benim için değişik bir macera olur diye düşündüm ve kabul ettim. Videoları bitirdikten sonra anlaştığım kurum, eğitimi yayımlamakta fazlaca geciktiği için videolarımın tüm haklarını geri istedim. Açıkçası birazcık sinirlendim de… Videoları parayla satmak istemedim. Öğrenmek isteyen herkes için açık bir kaynak olsun istedim. Ancak araya fazlaca iş girince bunları Youtube’a bile koymaya vaktim olmadı. Eğitimi daha sonra izledikten sonra, biraz da yetersiz buldum sanırım. Eğitimin eksik, gedik çok yeri olabilir. Her türlü değerlendirmeye açık. Yine de mobil pazarlama meselesiyle ilgili ilk ve tek Türkçe video eğitimi olması gibi bir özelliği var.

Sizden ricam, bu videoları sadece kendinize saklamayın. Konuya ilgisi olan herkesle paylaşın. İlgisi olan ama imkanı olmayan herkese minik bile olsa bir katkımız olsun. Hele zor günlerde, herkesin daha çok öğrenmeye ve eğitime ihtiyacı olduğu şu zamanlarda, eğitimi paylaşarak siz de bir katkı sağlamış olun. 

Sizler için minik bir video mesaj da hazırladım. Aşağıda onu da izleyebilirsiniz.

Pazarlama, teknoloji ve hayat hakkında öğrendiklerimi bu blog’da ve Twitter’da paylaşıyorum. Bana sormak istediğiniz bir şey olursa Twitter‘dan iletişime geçebilirsiniz.

Faydalı olması dileğiyle,

Hakan.

Eğitim içeriği:

1.Giriş 

  • Eğitim amacı ve vaadleri

2. Mobil pazarlama neden önemlidir?

  • Yeni nesil tüketicilerin yeni ihtiyaçları, geleceğin iş dünyasını ve dünya ekonomisini şekillendiriyor,
  • Mobil devrim: Rakamlarla mobil tüketiciler ve trendler,
  • Neden dünyanın en hızlı büyüyen şirketleri mobil teknolojilere odaklanmış durumda?
  • Türk şirketleri ve kullanıcılar mobil devrimin neresinde?

 3.Mobil pazarlama nedir?

  • Temel bilgileri tazeleyelim: Pazarlama neydi?
  • Mobil, pazarlama faaliyetlerimizin neresinde?
  • Mobil pazarlamayla gelen fırsatlar neler?
  • Mobil pazarlama bugünlerde en çok hangi endüstrilerde kullanılıyor? Hangi sektörlerde yükselişe geçecek?

 4.Mobil pazarlamacının alet çantasında neler var?

IVR/Outband Calls/Telemarketing/Telesales

  • Nedir? Nasıl kullanılır? Nelere dikkat etmeli?
  • Bu hizmeti veren örnek servisler hangileri?
  • Uygulamalı örnekler, vaka çalışmaları.

SMS/MMS/Whatsapp/QR Kodlar/ Mesajlaşma servisleri/Push Servisler,

  • Nedir? Nasıl kullanılır? Nelere dikkat etmeli?
  • Bu hizmetleri veren örnek servisler hangileri?
  • Uygulamalı örnekler, vaka çalışmaları.

Mobil web sitesi nedir?

  • Neden çok önemli?
  • Bu alandaki popüler teknolojiler; HTML 5 vb..

Mobil reklamcılık nedir?

  • Nedir? Mobil reklam çeşitleri nelerdir?
  • Mobil reklamcılık servisleri hangileri?
  • Mobil reklamcılık genel terimleri nelerdir? CPC, CPM, vb..

Mobil ticaret (mCommerce) ve mobil ödeme teknolojileri (NFC, Apple Pay, vb..)

  • Nedir? Nasıl kullanılır? Nelere dikkat etmeli?
  • Bu hizmetleri veren örnek servisler hangileri?
  • Uygulamalı örnekler, vaka çalışmaları.
  • Düğmesiz web’e giriş: Lokasyon bazlı servisler,

Fiziksel web ve kampanya araçları (Beacon’lar, Bluetooth, NFC, servisleri)

  • Nedir? Nasıl kullanılır? Nelere dikkat etmeli?
  • Bu hizmetleri veren örnek servisler hangileri?
  • Uygulamalı örnekler, vaka çalışmaları.

Mobil uygulamalar nasıl yapılıyor? Mobil pazarlamada nasıl kullanılıyor? (Bu konunun çok önemli olduğunu düşünüyorum ve daha sonra apayrı bir ders olarak hazırlamayı düşünüyorum.)

Mobil teknolojilerde yeni trendler:

  • AR (Artırılmış Gerçeklik)
  • VR (Sanal Gerçekllik)
  • Mobil oyunlar,

 5.Mobil pazarlama ve kampanya stratejisi nasıl oluşturulur?

  • İşe yarar bir pazarlama kampanyası tasarlamak, çözülecek iyi bir problem bulmakla başlar,
  • Şirketinizin mobil pazarlamaya gerçekten ihtiyacı var mı? Stratejiyi kurgularken hangi sorular sorulmalı?
  • Hedefe giden yolda, doğru stratejiler ve taktikleri nasıl oluşturabilirsiniz?
  • Mobilde kullanıcı deneyimi nedir? UX ve UI neden çok önemlidir? Mobil kampanyalarda içerik ve bağlam ilişkisi stratejiyi oluştururken ne kadar önemlidir?
  • 20 bin TL ile 100 bin TL’lik kampanya yapmak: Hedefe giden yolda nasıl bütçeleme yapılmalı?
  • Mobil pazarlamayla ciddi düşünenler için ustalığa giden yolda ölçümleme ve raporlamanın önemi?

 6.Ölçümleme ve raporlama

  • Neyi, neden, nasıl ölçmeli? Ölçümleme ve raporlama KPI’ları nasıl oluşturulur?
  • Analitik ve raporlama araçlarına genel bir bakış,

Sosyal medyadan terörü lanetlemek üzerine

Gündemle ilgisiz paylaşımlar yaptığım için beni eleştiren birkaç arkadaşım oldu. Onlara ve bu şekilde düşünen diğer dostlarıma minik bir açıklama yapmak boyunumun borcu. Sosyal medyadan paylaştığım bu mektubun bloğumda da bulunmasını istedim. 

Değerli dostlar,

sizler böyle düşünmeyebilirsiniz ancak, benim bu meselelerle ilgili düşüncelerim şu şekilde:

  1. Sosyal medyadan terörle mücadele olmaz.
  2. Terörü internetten lanetleyerek acıları dindiremez, terörü bitiremezsiniz.
  3. Facebook Feed’inize düşen terörü lanetliyoruz postları maalesef herkesin önüne düşmüyor. Facebook bizlerin ilgi alanına göre, en çok etkileşime girdiğimiz arkadaşlarımızdan haberleri filtreleyip, önümüze koyuyor. Maalesef, hepimiz aslında gerçeklikten kopuk, bir köpüğün içinde yaşıyoruz ve bunun farkında bile değiliz.
  4. Maalesef sosyal medya, doğası gereği (daha çok reklam satmak için) bizleri kategorize ediyor ve kutuplaştırıyor.
  5. Terörü lanetleyen içerikler paylaşmakta bir sıkıntı yok, ancak politik paylaşımlar politikayı düzeltmiyor.
  6. ‘Ateş olup çıra gibi yanmayan etrafını aydınlatamaz,’ derler. Terörü ve politikayı düzeltmek istiyorsanız, evvela birbirinize karşı olan ön yargılardan kurtulmalısınız. Sonra kendinizi cehaletten kurtarmalı, en sonunda da kimseyi hor görmeden etrafınıza ışık olmalısınız.
  7. Terör yüzünden hayatına, işine gücüne ara veren yaklaşımları doğru bulmuyorum. Teröre prim veren bu tür yaklaşımları desteklemiyorum. Daha çok çalışıp, paylaşmamız gereken bir dönemdeyiz.
  8. Kafamızı, içine gömdüğümüz sosyal medya kumundan çıkarıp, vazifemizin başına dönmeli, daha önce hiç çalışmadığımız kadar çalışmalı ve üretmeliyiz. Bunu sadece kendimiz için değil, ülkemizde yaşayan tanımadığımız, anlamadığımız, hatta sevmediğimiz insanlar için bile yapıyor olmalıyız.
  9. Bu yüzden rica ediyorum, kimse beni gündemle ilgili paylaşımlar yapmadığım için hor görmesin. Ben teröre karşı olan mücadelemi tanımadığım, anlayamadığım insanlara gönlümü açarak; onları anlamaya çalışarak ve sosyal medya rüyasının dışında (gerçek hayatta) mücadele vererek yapmayı tercih ediyorum.

Saygı ve selamlarımla,

Hakan.

Fujitsu CTO’su Dr.Joseph Reger ile buluşmamdan notlar

Bu sene Avrupa’nın en büyük ve önemli bilgi teknolojileri etkinliklerinden biri olan Fujitsu Forum’a davet edildim. Almanya’nın Münih şehrinde 16 – 17 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilen etkinliğin bu yılki teması ‘İnsan odaklı dijital dönüşüm’ idi. Dillere pelesenk olmuş ‘dijital dönüşüm’ meselesine, dünyanın en köklü bilişim şirketlerinden birinin penceresinden bakmak, mevcut durum ve teknolojilerin nereye doğru yöneldiğini anlayabilmem için büyük bir fırsattı. Bende bu şansı elimden geldiğince değerlendirmeye çalıştım.

Türkiye’de daha çok kamu ve kurumsal alanda faaliyet gösteren Fujitsu, özellikle Avrupa’da nihai tüketiciye yönelik ürünleriyle de gönüllerde taht kurmuş bir şirket. Japonya menşeli Fujitsu, dünyanın en eski bilişim şirketlerinden biri. Şirketin kökleri 1920’li yıllara kadar uzanıyor olsa da Fujitsu adıyla 1935 yılında kurulmuş. Alman devi Siemens ve Fujitsu’nun 1900’lü yılların başlarına kadar dayanan ortaklığı ve sinerjisi, bu iki devi teknoloji ekseninde birleştirmiş. Hem AR-GE hem de pazarlama faaliyetleri tarafında Japon ve Alman mühendisleri birlikte çalışıyor. Fujitsu’nun Japonya dışındaki tüm ülkeleri Münih’teki merkez ofisinden yönetiliyor. Şirketin Almanya’daki binası Münih’in modern zamanına ait en yüksek ve görkemli yapılarından biri.

img_0508

Fujitsu CTO’su Dr.Joseph Reger

Bu yıl Fujitsu Forum’da 300’den fazla konuşmacı, 50’nin üzerinde oturum gerçekleşti. İlgimi çeken oturumları elimden geldiğince takip etmeye çalıştım. Bu seyahatimi en değerli kılan şey hiç şüphesiz Fujitsu’nun CTO’su Dr. Joseph Reger ile olan buluşmam idi. Kendisini uzunca bir süredir takip ediyordum. Fujitsu Türkiye Pazarlama Direktörü Meltem Hanım ve ekibi beni kırmadı ve beni Dr.Reger ile bir araya getirdi. Fujitsu’nun CTO’su Dr.Reger ile dijital dönüşüm ve özellikle AI (Yapay zekâ) üzerine zihin açıcı bir sohbet gerçekleştirdik. Tesadüf bu ya Dr.Reger’in bu seneki Fujitsu Keynote’unun ana teması da yapay zekâ üzerineymiş. Kendisiyle gerçekleştirdiğim mini sohbet ve Keynote’undan toparladığım notları değerli bulduğumdan, bloğumda da bulunsun istedim.

• Yapay zekâ kaçınılmaz bir şekilde geliyor. Bunun ekonomiye ve sosyal hayatımıza önemli etkileri olacak.
• Dr.Reger, AI (yapay zekâ)’yı kendiliğinden akıllı davranışlar geliştirebilen bilişim sistemleri olarak özetliyor.
• AI (yapay zekâ)’nın gelişebilmesi için onu destekleyecek diğer alt teknolojilerin de gelişmesi gerekiyor. Bu teknolojilerin başındaysa ‘Machine Learning’ (kısaltması: ML,
türkçesi: makine öğrenmesi) geliyor. Makine öğrenmesi; makinelerin insanlar tarafından programlanmadan, kendi kendilerine belli davranış döngülerini anlamalarını sağlayan bir konsept teknoloji.
• Yapay zekâ çalışmalarının temelleri 1950’li yıllara kadar uzanıyor. 1970’lerde bu alandaki akademik çalışmaların ticari bir karşılığı bulunmadığından biraz yavaşlamış. Ancak, 90’lardan itibaren AI çalışmaları yeniden hız kazanmış. Bugün hem akademik, hem de endüstriyel camiada AI konusunda önemli çalışmalar yapılıyor. Hükümetler ve kurumlar bu konseptin gelişmesi için ciddi yatırımlar yapıyor. Yapay zekâ dan beklenti büyük.
• Yapay zekâ her yerde; arama motorları, online alış-veriş sitelerindeki önermeler, akıllı telefonlarımızdaki sanal asistanlar, hatta finansal sistemlere kadar pek çok yerde yapay zekâ kırıntılarına rastlamak mümkün.

Yapay zekâ ile ilgili önemli konseptler.

Yapay zekâ ile ilgili önemli konseptler.

• Yapay zekâ dünyasında ‘öğrenme’ çok önemli bir anahtar kelime.
• Makinelerin başarılı bir şekilde ‘öğrenme’ işlemini sağlayabilmek için iki önemli konu var: 1) Sistemi eğitmek için yeter sayıda veriye olan ihtiyaç. 2) Makineler için gelişmiş öğrenme modellerinin oluşturulması. Veriler tarafında sıkıntımız yok, özellikle internette veriden bol birşey yok. Öte yandan IoT sensörlerinden elde edilen veriler de makinelerin öğrenme pratiği yapabilmesi için son derece önemli.
• Makinelere öğrenmeyi öğretebilmek için sahip olduğumuz en eski öğrenme cihazı olan beynimizi rol model olarak alıyoruz. İnsan beyni imgesel düşünüyor. Bir başka deyişle görsel olarak düşünüyoruz. Bir şeyleri anlamlandırabilmek için beynimizin görselleştirme becerisini kullanıyoruz. Aslında bu bizim 540 milyon yıllık evrimimizin bir sonucu. Yapılan araştırmalar insan beynin en çok görselleştirme yaparken enerji harcadığını söylüyor. Benzer mantıkla bizim makinelere öğrenmeyi öğretebilmemiz
için onlara evvela görmeyi öğretmemiz gerekiyor. (Stanford Üniversitesi’nin Yapay zekâ konusunun baş araştırmacısı Fei Feli Ling’in de bu konuda müthiş bir TED konuşması vardı. İlginizi çekebilir.)

• Fujitsu makinelere görmeyi öğretebilmek için görsel işleme teknolojisini geliştirmiş.
• Veriler belirlenen parametrelerle görselleştiriliyor, makineler de bu görselleri analiz ederek öğreniyor. (Gerçekten çok fantastik di mi! :))
• Fujitsu dünyasında verileri alıp makinelerin anlayacağı şekilde görselleştirme işlemini gerçekleştiren algoritmanın adı: Hammer Algoritması. Bu algoritma Fujitsu’nun Almanya’daki AR-GE laboratuvarında yazılmış. Bunu yazan kişi aslen Amerikalı olduğundan adını ‘Hammer’ koymuş. Verilerin görselleştirilmesi makine dilinin öğrenmesini kolaylaştırıyor.
• Sensörlerden toplanan veriler belli parametrelerle yorumlanarak ‘Hammer Algoritması’ sayesinde makinelerin anlayabileceği şekilde görselleştiriliyor. İşin en bomba kısmı bunun toplanan verilerle eş zamanlı çalışabiliyor olması.

img_0519

Kameraları yapay zekâ ile destekleyip evrensel sensörler olarak kullanmak mümkün.

• AI tabanlı akıllı şehir sistemleri yolda. Şu an test aşamasında ancak gerçek zamanlı kamera verileri kullanılarak, şehirdeki karar destek sistemleri otomatize edilebiliyor. Yani kameralar artık gördüğü nesneleri tanımlayabiliyor. Yoldan geçen insanların yetişkin mi yoksa çocuk mu olduğunu, ya da logoların hangi markalara ait olduğunu tanımlayabilecek. Bir başka deyişle ‘Person of Interest’ dizisi artık neredeyse gerçek oluyor.
• Siber savunma sistemleri günümüzdeki en önemli konulardan biri. AI (Yapay zekâ) siber savunma sistemlerinde de etkili bir şekilde kullanılmaya başlanmış.
• Dr.Reger, şu zamana kadar yapılmış sanayi devrimlerinin çalışan ekosisteminde piramidin hep alt tarafındaki insanları etkilediğini ancak, Endüstri 4.0’ın piramidin tamamını etki altına aldığını söylediğinde gerçekten çok etkilendim. Yani yeni endüstri devrimi sadece fabrika işçilerini ya da temel hizmetlerde çalışan insanları değil, şirketlerin genel müdürlerinden sanatçılara kadar bütün endüstrileri ve onların mensuplarını etkiliyecek. Hatta etkilemeye çoktan başladı bile.
• Dijital bozulma çağından sağsalim çıkabilmek için eğitim ve öğretimde yeni modeller geliştirilmeli. Yeni nesil ihtiyaçlara cevap olacak yeni işler keşfetmeliyiz gibi görünüyor.

Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi Twitter’dan ya da aşağıdaki yorum alanından benimle paylaşabilirsiniz.

Bu arada yapay zekâ meselesine merakınız varsa Dr.Reger’in Fujitsu Forum 2016’daki sunumunu izlemenizi öneririm. Videoyu aşağıda paylaşıyorum.

 

Benim Kristal Elma maceram…

Bloğumda yayınlamak için biraz geç oldu. Ancak yazımın evvela Campaign dergisinde yer almasını bekledim.

2016, büyük ve önemli değişikliklere merhaba dediğim hayli ilginç bir yıl olarak vazifesine devam ediyor. Kurumsaldan çıkıp girişimciliğin yalnız ve dikenli yollarında kendimi bulmaya çalıştığım bir dönemdeyim. Tam bu karmaşanın ortasında hayatıma giren Campaign Dergisi ve Kristal Elma’nın bende ayrı bir önemi var. Sevgili Ömer Erdem’in kaptanlığında memleketin çetin sularında, büyük özveri ve mücadelelerle hazırlandı bu yıl ki Kristal Elma. Bu seneki etkinlikte bana da son derece önemli bir görev düşmüştü. İnternet Ekipleri Amiri Serdar Kuzuloğlu’nun festival sunucusu olduğu salonun hemen arkasındaki ‘Eli Acıman Salonu’nun sunumları ve oturumları bana emanet edildi. Geçen yıl yine Kristal Elma’da küçük bir salonda benzer bir görevim olmuştu. Ancak tahmin edersiniz ki ‘Eli Acıman’ ın adını duyunca heyecanlanmamak elde değil.

 Bu yıl Eli Acıman salonunda 3 gün süren sunuculuğun yanında, biri ana sahnede olmak üzere toplam 8 oturumda moderatörlük de yaptım. Yorucu ama son derece keyifli bir tecrübe olduğunu da belirtmek isterim. Ömer Erdem ve Ertuğ Özdemir’e bu keyifli fırsat için bir kere de buradan teşekkür etmek isterim. 

Unutulmaz Cumartesi toplantıları

Son 6 aydır her Cumartesi sabahı Lift’te yapılan içerik toplantıları ve sevgili Ertuğ Özdemir’in retina yakan mind map’lerini unutamayacağım. Memleket halleri malum. Oldukça zor bir dönemden geçiyoruz. Bu durumun festivale de yansımaları olmadı değil. Özellikle yabancı konuşmacıların ardı arkası kesilmeyen iptalleri pek zorlayıcı oldu. Neyse ki moraller hiç bozulmadı ve bence müthiş bir Kristal Elma çıktı ortaya. 

Kristal Elma’da yeni yüzler için de yer var 

img_5207

Havas İstanbul CEO’su Erol Batislam ve Bahçeşehir İletişim Fakültesi Öğr. Görev. Doç.Dr. Kemal Suher ile Eğitim vs. Gerçekler panelinden bir kare.

Sektörü konuşmak ve insanları bir araya getirmenin dışında, bu tür etkinliklerin gözden kaçan önemli bir misyonu daha olduğunu düşünüyorum. Yeteneği olan, bir şeyler yapan insanların kendini anlatabileceği bir sahne vermek. Ben dahil eminim pek çok kişi Elon Musk’ın ya da Steve Jobs’ın başarı hikayesini dinlemekten bıkmış usanmıştır. Artık hepimiz sıradan insanların sıra dışı hikayelerini dinlemek istiyoruz. Bu açıdan bakınca bu sene ‘Eli Acıman Salonu’nun tam da bu profilde konuklara ve hikayelere ev sahipliği yaptığını düşünüyorum.

İletişim sektöründe yeni nesil İK 

Şu günlerde her yerde bir ‘yeni nesil’ ve ‘y-z kuşağı’ meselesi konuşuluyor. Bu yeni nesil iş gücünü ekonomiye kazandırabilmek için onların dünyasını ve beklentilerini anlamak gerçekten önemli. Estee Lauder İK Direktörü Revna Besler, Mc Cann İK Yöneticisi Canten Akdağ ve Korn Ferry Hay Group Danışmanı Sezai Kayaoğlu’nun oturumu son derece zihin açıcı ve aydınlatıcıydı. Oturumda yeni nesil İK anlayışı, y-z kuşaklarının beklentileri ve onların iş hayatına adaptasyonunu kolaylaştıracak ipuçları paylaşıldı. 

İyi bir iletişimci olmak için eğitime gerek var mı?

Sektörde birçok kişi reklamcılık ve iletişimin üniversitelerden ziyade sektörün içinde yoğrularak öğrenilebileceğini düşünüyor. Aynı şekilde akademisyenler de sektörün bu tavrından rahatsız. Kısacası her iki tarafta birbirini beğenmiyor. Bu açmazın masaya yatırıldığı oturum da oldukça keyifliydi. Eleğinden birkaç nesil geçmiş deneyimli akademisyen Doç.Dr.Kemal Suher ve Eli Acıman’ın öğrencilerinden Erol Batislam’ın samimi, kafa açıcı sohbeti ve sektöre önerileri izleyenlerden büyük ilgi ve övgü topladı. 

img_4832

Üçüncü gün uykusuzluk ve yorgunluk belirtileri baş göstermeye başladı.

Dünyayı yemiş bitirmişiz ama hala bir umut var

Yaptığımız tercihlerle dünyayı hızla sömürmeye devam ediyoruz. Yapılan araştırmalar toplumumuzun sürdürebilirlik tarafında bilinçli olduğunu doğruluyor. Ancak tercihlerimizde sürdürebilirliğe önem veren markaları göz ardı ediyoruz. Sürdürebilirlik sadece bir iletişim çalışması olmaktan öte, kurumların birçok faaliyetinde göz önünde bulundurması gereken bir konu. Eczacıbaşı’ndan Ata Selçuk ve Borusan Holding’den Şule Yücebıyık iş dünyasında sürdürebilirliğin önemi ve iletişimin buradaki rolü üzerine dikkat çeken paylaşımlarda bulundu. 

Ambalaj tasarımı 

Hayatımıza dokunan, her gün muhattap olduğumuz ambalajların yaratıcılarının dünyasına keyifli bir yolculuk yaptık. Umay Çubukçu tasarımda brief meselesini anlatırken, Burhan Özgören ambalaj tasarım süreçlerine değindi. Ece Sancak’tan ambalaj teknolojisi ve geleceğini dinledik. İpek Devret ise ambalaj tasarımının nihai tüketicideki sosyolojik boyutu üzerine son derece önemli paylaşımlarda bulundu. Benim için son derece keyifli oturumlardan biri oldu. 

Çalışma ortamları değişiyor

Kristal Elma’da ana salonda da keyifli bir moderasyon görevim oldu. İş dünyasında çalışma ortamlarındaki değişim rüzgarlarını konuştuğumuz panelde Atölye’den Atılım Şahin, Kolektif House’dan Ahmet Onur, Wokinton’dan Gökhan Beydoğan ve Virtua’dan Mehmet Demiray ile değişimin farklı bir yüzünü konuştuk. Serbest çalışanların hızla yükseldiği, kurumsal firmaların da serbest çalışmayı desteklediği bir dünyada yepyeni ihtiyaçları adresleyen ilginç bir sektörü, ortak çalışma ofislerini konuştuk. 

Kocaman bir endüstri doğuyor

Benim salonda oturumlar hızla devam ederken, ana salondan göz ucuyla takip ettiğim müthiş bir sunum da aklıma kazınmış durumda. Milyonlarca tutkulu oyun severin yarattığı kocaman bir sektörden, e-spor’dan bahsediyorum. Fast Break dergisi yıllarından beri yakından takip ettiğim Kaan Kural’ın e-spora yönelişinin ardındaki nedenler aklımı kurcalıyordu ki, bu oturum zihnimdeki bir çok soruya cevap oldu. Bir yerlerden videosunu bulursanız muhakkak izleyin. Hatta bana da ulaştırın bir zahmet. Kaan Kural’a Türkiye Oyun Geliştiricileri Derneği’nden Tuğbek Ölek eşlik ettiğini de ekleyelim. 

Ana salondan yükselen alkışlar ve göz yaşları

Hiç şüphe yok ki bu yıl etkinliğe damga vuran en önemli isim Nobel Ödüllü gururumuz Prof.Dr. Aziz Sancar oldu. Benim salondaki oturumlar bitince hemen koşuverdim ana salona. Aziz Sancar’ın konuşmasında bir sürü önemli öğüt ve mesaj vardı. Eğer hala izlemediyseniz lütfen videosunu bulup izleyin. Benim aklıma kazınan ve hala zihnimde yankılanan en önemli mesajı ‘çalışmak, çalışmak, çalışmak’ oldu. Her ne olursa olsun hayat çalışana karşı her zaman cömert davranıyor. 

Aziz Sancar’ın her kelimesinden ilham süzülen o müthiş konuşması da şurada dursun.

 

Dijital iletişim danışmanlığı şirketimi kurdum

Hakan Akben Dijital İletişim Danışmanlığı

Şirketimi kurdum. Dijital iletişim alanında proje, eğitim ve danışmanlık hizmetleri vermeye başladım.

2004 yılından bu yana teknoloji sektörü ve iş dünyasının içindeyim. Üniversite yıllarımda teknoloji muhabirliği ile başlayan bilişim sektörü maceram, şansımın da yardımıyla, genç yaşta dünya devi teknoloji şirketlerinde pazarlama müdürü şapkasıyla, Avrupa ve Afrika kıtalarına kadar uzandı. Bir yandan kurumsal hayatım devam ederken, öte yandan da sektör dergilerinde sayısız makaleler yazdım. Dijital iletişimi, içeriği ve pazarlamayı anlatan eğitimler verdim, sunumlar yaptım. Televizyonda canlı yayınlanan bir teknoloji programı bile sundum. Tüm bunları bir başıma yaptığımı söyleyemem. İş dünyasında başarı ve kariyer getiren şeylerin çok azının insanın kendiyle ilgili olduğunu düşünüyorum. Şans faktörü tahmin edilenin de ötesinde önemli. Bana inanan, güvenen ve yakınlık hisseden o değerli insanların desteği olmasa, bunların hiçbiri olmazdı. Tüm o güzel insanlara ne kadar teşekkür etsem azdır. Gerçekten çok şanslıyım.

Noktaları birleştirmek

Arkadaşlarım ve bloğumu takip edenler bilir. Bundan tam 10 ay önce ailemin ve iş arkadaşlarımın ‘oğlum saçmalama, piyasa çok kötü, bu dönemde hiç işten ayrılınır mı,’ sözlerine aldırmadan, gemileri yakıp Samsung’daki işimi bırakmıştım. Dönüp baktığımda ne doğru bir karar verdiğimi bir kere daha anlıyorum. Yanlış anlaşılmasın, kurumsal çalışan olmak kötü bir şey değil. Hatta bence müthiş bir şey. Sadece o elbise bana tam uymadı. Son bir yılda yaptığım işler ve projeler belli bir doygunluğa erişti ve benden hizmet alan kurumlar artık fatura ister hale geldi. Ben de kaçınılmaz olarak şirketimi kurmak durumunda kaldım. Daha önce ortaklı yapılardan dili yanmış biri olarak, bu sefer yoğurdu üfleyerek yedim ve şirket kurulumunu solo girişimci olarak gerçekleştirdim.

Ne iş yapıyorum?

Pazarlama ve dijital iletişim ekseninde proje, eğitim ve danışmanlık hizmetleri veriyorum.

Hizmetlerimin kısa bir özeti

  • Dijital pazarlama ve dijital iletişim stratejilerinin tasarlanması ve yönetimi,
  • Endüstri spesifik, markalara yönelik dijital rekabet analizi, trend raporları ve sunumların oluşturulması,
  • Sosyal, mobil ve web tabanlı dijital ürünlerin hayata geçirilmesi,
  • Sosyal medya, dijital pazarlama ve dijital iletişim kampanyalarının tasarımı ve yönetimi,
  • Terzi işi, sektör odaklı dijital içeriklerin oluşturulması ve yönetimi,
  • B2B dijital pazarlama, B2B içerik pazarlaması,
  • Internet, teknoloji, yeni nesil pazarlama ve iletişim odaklı eğitimler,
  • Etkinlik konuşmacılığı ve moderasyonluğu.

Potansiyel müşterilerime özel bilgiler

  • Halihazırda yerel ve uluslararası kurumlara danışmanlık hizmeti vermekteyim. Müşteri portföyümle ilgili bilgileri internette paylaşmıyorum. Detaylı bilgi almak isterseniz bana e-posta gönderebilirsiniz.
  • Bütçesi ve ölçeği ne olursa olsun; aklımı ve yüreğimi koymak istemeyeceğim hiçbir işi almıyorum. Onlarca çalışanıyla vasat hizmetler sunan bir danışmanlık şirketine dönüşmek, istediğim en son şey.
  • Birlikte çalıştığım kurumlara hakkıyla hizmet verebilmek için danışmanlık projelerinin sayısına da bir limit koydum.
  • Birbirine rakip firmaları portföyümde bulundurmuyorum.
  • Özellikle internet ve teknoloji sektöründe faaliyet gösteren, B2B çalışan, ürün ve servislerini kanal üzerinden müşterilerine ulaştıran kurumlar ve bu tür kurumlara hizmet veren ajanslar; içerik pazarlaması, dijital pazarlama, müşteri ve partner ile dijital iletişim stratejilerinin tasarlanması ve yönetimi konularında benden en üst seviyede faydalanabilir.

Benimle iletişime geçmek isterseniz ne yapmanız gerektiğini çok iyi biliyorsunuz! 🙂