Bundan birkaç sene önce Burak’ın Perakende TV’deki programına konuk olmuştum.  Muhabbetin tadı damağımda kalmıştı… O  gün bugündür, Burak’ı yakından takip ediyorum. Burak, perakende dünyasının önemli simalarından; sektörün önde gelen kurumlarında yönetim danışmanlığı yapıyor. Eğitimler veriyor, konuşmalar yapıyor. Burak’ı çok seviyorum. Çünkü onca işin ve meşguliyetin arasında, yaşamın sunduğu renklerin ve lezzetlerin peşinden gitmeyi de ihmal etmeyen, kendini sürekli gelişime adamış biri… Her zaman güler yüzlü, stil sahibi, rafine zevkleri olan, zihin açıcı bir iş ve keyif insanı, Burak. Instagram hesabını takibe alırsanız ne demek istediğimi anlayacaksınız. 🙂

Burak, takip edilmesi gereken güzel insanlar listemin üst sıralarında. Bu seride kendisine yer vermesem olmazdı. Lafı uzatmayalım. Hanımlar ve beyler, işte karşınızda Burak Günbal. 🙂

Bu seriyi #GündemindeNeVar etiketiyle Instagram, Twitter ve Linkedin’den takip edebilir, yorumlarınızla muhabbete katılabilirsiniz.
Titrim:

Son dönemde en çok ilgisini çeken içerik:

National Geographic’de yarı belgesel – yarı dizi film tadında yayınlanan “Mars”ı izleyip de çok etkilendikten hemen sonra, internette yaptığım araştırmalarda oradan oraya savrulurken karşılaştığım ve aslen etnolog olan John B. Calhoun’ın, aynı zamanda birçok farklı alana da uygulanabilen “25’inci Evren” teorisini okumak, bana “vay be” dedirtti.  Birçok çıkarsamanın yapıldığı deneyden ben, “Bir amaç, bu amaca giden yolda verilen emek ve bu uğurda karşılaşılan zorluklar” olmadan, bireysel ve toplumsal olarak ayakta kalamayacağımızın, memeliler özelinde kanıtlarını öğrendim ve derinden sarsıldım.

Bu aralar ne dinliyor:

Plaktan gelen sıcak sesi çok seviyorum ve evde olduğumda genellikle plak dinlemeyi tercih ediyorum. Pikabımda son dönemde, -yılbaşında çok sevdiğin bir dostumun hediye ettiği-, “Unforgettable Very Best Of Jazz” albümü var ve takıntılı bir şekilde döndüre çevire aynı parçaları dinlediğim için, hediyem aşınacak diye çok korkuyorum. Hareket halinde ise pikap çok kullanışlı olmadığından, dijitale evriliyorum ve yarısı ile taşımamı Youtube algoritmasına borçlu olduğum bazı genç isimleri dinliyorum: Adamlar, Asli Demirer, Birsen Tezer, Burcu Tatlıses, Can Gox, Cem Adrian, Ceylan Ertem, Deniz Sipahi, Deniz Tekin, Elif Çağlar, Evrencan Gündüz, Gaye Su Akyol, Güliz Ayla, Kalben, Karsu Dönmez, Melek Mosso, Nil İpek, Sedef Sebüktekin, Sena Şener, Serra Arıtürk, Six Pack, Su Soley, Sufle, Tuğba Yurt, Yasemin Mori… Bu isimler arasında Nil İpek’in benim için ayrı bir yeri var zira totem yaptım; “Gözleri Aşka Gülen” adlı şarkısı ile güne başlarsam, günüm harika geçiyor.

En yeni teknolojik oyuncağı:

12 yıllık eşim, sadece motorumu kıskanırdı. Şimdilerde listeye yeni bir madde eklendi: DJI Spark drone’um. Birlikte çok eğleniyoruz ve her defasında, sadece oyuncak olan bu cihaz ile yapılabilecekleri düşündükçe, hayretler içerisinde kalıyorum.

Son dönemlerde üzerine en çok düşündüğü söz/alıntı: 

Bernard Shaw’un zekasına büyük hayranlık duyuyorum ve kafamın içinde “Life isn’t about finding yourself. Life is about creating yourself” cümlesi sürekli dönüp duruyor. İşim icabı, “Progress is impossible without change, and those who cannot change their minds cannot change anything” sözünü devamlı kullanıyor ve paylaşıyorum. İşim, dert dinleme üzerine inşa edili olduğundan kazandığımı düşündüğüm bir yetiye paralel olarak, genelde iyi bir dinleyici olduğumu söylerler ama Dalia Lama’nın “When you talk, you are only repeating what you already know. But if you listen, you may learn something new” cümlesini ilk okuduğumda, bu konuya daha fazla önem vermem gerektiğini hissetmiştim. Soruya geri dönersek, “son dönemde” üzerine en çok düşündüğüm söz, Einstein’a atfedilen “Be a voice, not an echo” cümlesi.

”Konuştuğunda sadece bildiklerini tekrar edersin. Dinlersen belki yeni bir şey öğrenebilirsin. ” – Dalai Lama
”Ses ol, yankı değil.” – Einstein

Bu aralar en çok tanışmak istediği kişi:

Mümkün olsa, sırasıyla Ülkü Tamer, Cemal Süreya, Turgut Uyar ve Edip Cansever’i kendisine büyük bir tutkuyla aşık eden şahane kadın, Tomris Uyar’la tanışabilmeyi çok isterdim. Fakat mümkün olmadığı için bu soruyu “Zero to One” kitabından çok şey öğrendiğim Peter Thiel şeklinde yanıtlıyorum 🙂

Peter Thiel ‘Zero to One’ kitabının yazarı.

Bu seride kimi görmek ister: 

İş yaşamı üzerine ezber bozan fikirleriyle çok beğenerek takip ettiğim bir hanımefendi: Fatmanur Erdoğan

Fatmanur Erdoğan

 

 

 

 

 

 

 

Burak Günbal’ın Sosyal Medya Hesapları:

Instagram, Linkedin, Twitter, Youtube