Altuğ ile tanışıklığımız lise yıllarına kadar gidiyor. Yıllar içinde muhabbetimiz daha da arttı.  Malcolm Gladwell, kitabı The Tipping Point’te dünyayı değiştiren 3 arketipten bahseder: sales person, maven ve connector. Altuğ, sanırım hayatımda gördüğüm en iyi ‘connector’. İnsanlar arasında anlamlı bağlantılar  oluşturacak köprüler kurmak konusunda çok başarılı. Büyük bir enerji ve hevesle, güzel şeyler yapmak için alakalı insanları buluşturmaya çalışıyor. Bunu herhangi bir ek çabaya gerek duymadan, kendiliğinden yaptığına eminim. Altuğ sayesinde bir sürü değerli insanla tanıştığımı da ekleyeyim.

Altuğ, oyunlaştırma tarafında yaptığı katkılarlarla biliniyor. Yazdığı kitaplar, yaptığı konuşmalar ve düzenlediği seminerlerle, oyunlaştırma konseptinin gelip geçici bir trend olmadığını hepimize gösterdi. İlk kitabında oyunlaştırma ve pazarlama arasındaki ilişki üzerine benimle de bir söyleşi yapmıştı. İlk kitabının önsözünde beni yere göğe sığdıramamış ve öyle onore etmişti ki utancımdan kaçacak delik aradığımı da bu vesileyle itiraf edeyim 🙂

Hanımlar, Beyler haydi şimdi Altuğ Yılmaz’ın gündemine bir göz atalım.

Bu seriyi #gündemindenevar etiketiyle Instagram, Twitter ve Linkedin’den takip edebilir,  yorumlarınızla muhabbete katılabilirsiniz.

Son dönemde en çok ilgisini çeken içerik:

Yaz dönemi için biriktirdiğim ve söz verdiğim birçok dostumun kitabını okuyor ve geri bildirim veriyorum (Umarım bu listede bir gün sen de olacaksın, Hakan. O güzel günler gelecek mi? ) Blockchain kitapları da bunlardan biri. Geçtiğimiz haftalarda bir Blockchain Hackathon’undan davet alınca şaşırmıştım. Lakin katılımcılarla yaptığım sohbetlerde, özellikle oyun teorisinin ve  oyunlaştırmanın kurgularda kullanılmaya çalışıldığı sistemler gördüm ve heyecanlandım. Şu an görüşmeye devam ettiklerim var. Detaya çok hakim olmadığımdan şu ara blockchain ile oyun teorisi ve oyunlaştırma üzerine eğitimler ve makaleler okuyorum. Bu alanda beni heyecanlandıran fikirlere bakıyor, kendimce hayaller kuruyorum. Merak edenler için şuraya 2 link verip konuyu kapatıyorum 🙂

Türkçe, giriş olabilecek bir makale: https://medium.com/@fidelitaslex/nash-dengesi-oyun-teorisi-ve-blokzinciri-dbaff35b9697

Asıl örnek olabilecek ücretli bir eğitim. Eğitimi veren Amerika’da yaşayan Türk bir  akademisyen: https://online.unschools.co/courses/gamification

Bu aralar ne dinliyor:

Çalma listemde bu aralar yaz havası hakim: Anne-Marie, Demi Lavoto, Rita Ora karışık pop gidiyor. Birçok okuyucu yakıştıramayacak ama olsun. Durum mevsimsel, telaşa gerek yok. Radiohead, Maroon 5, Muse duruyor listede 🙂

En yeni teknolojik oyuncağı:

İstanbul trafiğinde araba kullanmayı pek sevmiyorum. Arabamı genellikle haftasonları kullanıyorum. Bu yüzden Bluethooth’lu bir kulaklık aldım. Çok teknolojik değil belki ama İstanbul’da gün içinde toplu taşıma ile oradan oraya  geçerken kablolardan kurtulmak çok iyi geldi.

Son dönemlerde üzerine en çok düşündüğü söz/alıntı:

Dün akşam sevgili dostum, Uğur Batı hocamızın TEDxAlsancak konuşmasının sonunda  ABD’nin 32’nci Başkanı Franklin Roosevelt’in eşi Eleanor Roosvelt’ten yaptığı alıntı üzerine düşündüm:

“Büyük beyinler fikirleri tartışır, orta halliler olayları, küçük beyinler ise insanları tartışır.” – Eleanor Roosevelt

Sosyal medyadan, popüler kültüre, siyasetten sanata hep insanları ve olayları konuşuyoruz. Bu yüzden hiçbir üretimimizin Edirne’nin ötesi için değeri olmuyor. Birlikte güzel fikirler üretmek bu topraklara ne zaman nasip olacak? Yüzlerce saygın, sözde marka olmuş insanımız var ama,  küresel bir fikir ya da markamız yok. Olabilenlerse, futbolcusundan akademisyenine, hep yurtdışı menşeli. Yurtdışında ve memleketimizde bazı konferanslarda konuşmacı olarak yer alıyorum. Burada beni düşündüren ve üzüldüğüm bir gözlemimi paylaşmak isterim. Memleketimizdeki konuşmacıların çoğu sahneye çıkıp kendi için sunuyor, dinleyiciler için değil. Bu yüzden Türkiye dışında çıkıp konuşabilen doğru dürüst pek bir keynote konuşmacımız yok. Çıkması da pek zor. Çünkü fikir yok, sadece kişiler ve olaylar var.

Bu aralar en çok tanışmak istediği kişi

Dünyanın en önemli oyunlaştırma uzmanlarından Yukai Chou‘nun bana söylediği bir sözü paylaşayım: “Altuğ, oyun firmaları insan davranışlarını en iyi analiz eden, teknolojik açıdan en zengin firmalar. Hepsiyle yakından çalışan biri olarak söyleyebilirim ki Disney, Tencent, Hasbro, Lego gibi firmalar Oracle, Microsoft, IBM gibi devleri geçip, büyük veri ile yeni nesil davranış ekonomisini yönetecek.”

Bana bu şekilde vizyon ve yön verecek herkesle tanışmak isterim. Ortağı olduğum bir şirketle, yeni dönemde stadyumlarda kullanılabilecek bir oyunlaştırılmış anket uygulaması hazırlıyoruz.  Taraftarlar, anketten topladıkları puanlarla takımlarının dükkanından alışveriş yapabilecek, telefonda takımının renkleri ve rozetleri olacak. Bunu sezon hazırlık maçlarında deneyeceğiz özel izinle. Sonrasındaysa elde ettiğimiz verileri Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’a sunacağız. Bu yüzden çok heyecanlıyım. Sadece Ali Koç ile tanışmak değil, kendisine oyunlaştırma da anlatacak olmam beni son derece heyecanlandırıyor.

Bu seride kimi görmek ister

Uğur Batı’nın sadece bilgisine değil, kalemi ve diline de bayılıyorum. Uğur hocam olmazsa eksik kalır bu seri bence. Ayrca sen de beğendiğim büyük isimlerden güzel referanslar alıyorsun. Mesela  Simon Sinek olsa ne güzel olurdu! Hiç Türkiye’ye gelmedi. Türkçe içerik de üretmedi. İlk olur belki. Bol şans dostum. Fırsat için teşekkürler, okuyuculara selamlar.

Ercan Altuğ Yılmaz ile iletişme geçmek isterseniz:

Web: https://bausem.bau.edu.tr/egitmen/ercan-altug-yilmaz

Linkedin: https://tr.linkedin.com/in/ercanaltug

Twitter: https://twitter.com/ercanaltug

Instagram: https://www.instagram.com/oyunlastirma