‘’Tanrı benden bir ısırık almış, tadımı beğenmemiş, bir kenara fırlatıvermişti.’’ – Sinan Sülün (Karahindiba kitabından)

Bu seriyi #gündemindenevar etiketiyle Instagram, Twitter ve Linkedin’den takip edebilir,  yorumlarınızla muhabbete katılabilirsiniz.

Sinan’la kitabı ‘Karanhindiba’ vesilesiyle tanıştım. Karahindiba beton ormanın kurallarına göre yaşama tutunmaya çalışan, kendine yabancılaşmış insanların öykülerini anlatıyor.

Sinan’la tanıştığımda çetin bir plaza savaşçısıydı. Şimdilerde yazarlığın yanında, hikaye anlatıcılığı konusunda kurumsal eğitimler ve seminerler veriyor. Güçlü kurumsal temelinin üstüne inşa ettiği hikaye anlatıcılığıyla kurumların güçlü marka hikayeleri yaratmasında önemli katkılar sağlıyor.

Sinan, özellikle buhranlı zamanlarımda yanımda olan bir arkadaşım. İnsan psikolojisine dair merakı, bilgisi ve güçlü gözlem yeteneğiyle harmanladığı fikirleriyle zor zamanlarımda çok yanımda olmuştur. Kendiyle uzlaşmak yolunda büyük mücadeleler veren Sinan Sülün’ün yaşam hikayesinde küçük de olsa bir yerimin olması beni çok mutlu ediyor.

Haydi şimdi Sinan Sülün’ün gündemine bir göz atalım.


Son dönemde en çok ilgisini çeken içerik:
Son dönemde ilgimi en çok çeken iki kitap oldu. Birisi Marcus Aurelius’un ‘’Kendime Düşünceler’’ kitabı. Fiyatı 10 TL olan ama içeriğinin değeri hesaplanamayacak kadar kıymetli bir kitap. Filozof İmparator diye de anılan MS 161-180 yılları arasında Roma İmparatoru olan Aurelius’un seferler sırasında yazdığı düşüncelerden oluşuyor. Bir başucu kitabı oldu benim için. Diğeri ise Çoklu zeka kuramının yaratıcısı Howard Gardner’ın “Zihniyetleri Değiştirme” kitabı. Gardner bu kitabında liderlerin hikayeler aracılığı ile nasıl insanların zihniyetlerini değiştirdiğini analiz ediyor. Hem yakın tarihi yeniden hatırlamak hem de hikayelerin gücüne bir kez daha tanık olmak için güzel bir kitap.

Bu aralar ne dinliyor:
Bir Türkiye klişesi gibi olacak ama  genellikle çalışırken Claude Debussy veya Frédéric Chopin’in piyano parçalarını dinliyorum.  Bunların dışında bu aralar en çok La Casa De Papel’in müziklerini dinliyorum. Berlin ile Profesör’ün birlikte söylediği Bella Ciao (Çav Bella) favorim.

En yeni teknolojik oyuncağı:
Teknoloji ve dijitalleşmeyle arası mesafeli olan birisi olarak sorunun yanlış olduğunu düşünüyorum  Teknoloji bizim değil biz onun oyuncağıyız. Bu yüzden soruyu; bu aralar hangi teknolojik aracın oyuncağısınız diye sorabiliriz. Eğer soruyu böyle sorarsan şu cevabı verebilirim; uzun süredir oyuncağı olduğum tek şey cep telefonu. Aramızda gizli bir savaş var. Bazen ben ona yeniliyorum, bazen o bana. Bakalım sonunda kim kazanacak… Ben de merak ediyorum.  

Son dönemlerde üzerine en çok düşündüğü söz/alıntı:
Amor Fati. Latince bir söz. Kaderini sev anlamına geliyor.
Marcus Aureilus kitabında sık sık bunu hatırlatıyor.

“Yalnızca başına gelenleri ve yazgının sana biçtiklerini sev. Senin için bundan daha uygun bir şey var mı?”

Bu aralar en çok tanışmak istediği kişi:
Howard Gardner.

Bu seride kimi görmek ister:
Hiç fark etmez. Kim olursan olsun, kıymetli şeyler anlatacaktır bize.


Sinan Sülün’le iletişime geçmek isterseniz:

Web: http://sinansulun.com/

Twitter: https://twitter.com/sulunsinan

Linkedin: https://www.linkedin.com/in/sinansulun/

Intagram: https://www.instagram.com/sinansulun/