Birinci yılını başarıyla tamamlamış bir kitap kulübümüz var. Yakın arkadaşım Hasan’ın insiyatifiyle başlayan kitap kulübü adım adım gelişiyor. Kulüp vesilesiyle enteresan arkadaşlar edindim. Benzer hayalleri ve dertleri olan bu insanlarla kısa sürede kaynaştık. Sadece okuduğumuz kitapları değil, hayatlarımız hakkında da birçok meseleyi paylaşmaya başladık. Kitap kulübü, farklı konularda uzmanlıkları olan mini bir ‘Think Tank’ kuruluşu olma yolunda ilerliyor. Yapılan sohbetlerin entelektüel seviyesi bazen çok enteresan noktalara çıkabiliyor. Gün geliyor kitle hareketlerini tetikleyen dinamikleri konuşuyoruz. Bazen hayat ve motivasyon üzerine konuşuyoruz. Homo Deus, Sapiens muhabbetleri havalarda uçuyor. Biyolojiden fiziğe ve beynin sırlarına kadar birçok meseleyi masaya yatırıp, enine boyuna saatlerce tartışıyoruz.
Kitap kulübüne üye olmak gerçekten zor
Üye adedini bir masanın etrafına sığabilecek kişi sayısıyla sınırladık. Bu gerçekten iyi bir fikirdi. Bu şekilde üyeler arasında kaynaşma sağlanıyor, herkesin geniş geniş konuşabileceği zamanı oluyor ve kitap klübündeki her bir sandalyenin değeri daha da önem kazanıyor. Kitap kulübünde yazılı olmayan bazı kurallarımız var. Mesela iki etkinliğe üst üste gelmeyen üyeler moderatör tarafından uyarılıyor. Zaten kulübe yeterince vakit ayıramadığınızda kendi isteğinizle ayrılmak istiyorsunuz. Giden arkadaşın sandalyesi yeni bir üye için ayrılıyor. Kitap kulübüne üye seçerken yazılı olmayan hissi bazı şartlarımız da var. Mesela meraklı olmak, kendini geliştirme arzusuyla yanıp tutuşmak, herhangi bir konuda uzmanlığınızın ya da enteresan fikirlerinizin olması v.b… Yaş sınırı yok. Kulübün 40’a merdiven dayamış üyeleri de 20’li yaşlarında, yeni mezun üyesi de var. Bu çeşitlilik sohbetlere büyük mana katıyor.
Kitap kulübü deneyimi aylar geçtikçe zenginleşti
Artık neredeyse her ay bizim için değerli bir yazarı kulübümüze konuk olarak alıyoruz. İlk konuk yazarımız Ozan Dağdeviren olmuştu. Ozan daha sonra kulübümüzün vazgeçilmez üyelerinden biri oldu. Daha sonra konuk yazar olarak Tunç Kılınç, Yüce Zerey, Mümin Sekman, Tuluhan Tekeli gibi değerli isimleri de kitaplarıyla birlikte ağırladık. Elbette bizlerin fotoğrafa ve fotoğrafçılığa olan bakışını geliştiren Hakan Yaşar’ı da unutmamak gerek. Konuklarımızın yaratıcı süreçlerini, ritüellerini, çalışma yöntemlerini ve kitaplarındaki fikirleri tartıştık. Çıta zamanla daha da yükseldi. Geçtiğimiz hafta iki önemli konuğumuz vardı.
Pentatlon’un yıldızı İlke Özyüksel
Hayatımda ilk defa bir olimpiyat sporcusuyla tanıştım. Bu kişi Türkiye’de pek de popüler olmayan bir spor dalında, üstelik kadınlar kategorisinde bizi temsil ediyordu. Henüz gençliğinin baharında, 20 yaşında pırıl pırıl bir genç kız olan İlke Özyüksel’den bahsediyorum. 2016 Rio Olimpiyat Oyunları’nda Türkiye adına modern pentatlonda olimpiyata giden ilk sporcumuz olan İlke, kitap kulübümüzde deneyimlerini paylaştı. İlke’nin hikayesi romanlara konu olacak türden. Son derece başarılı bir sporcu olmasına rağmen hayatta ve spordaki mücadelesi hiç bitmiyor. İlke, hem üniversiteye gidiyor, hem de haftanın her günü antrenmanlarına devam ediyor. Pentatlon multi disipliner bir spor. Koşu, yüzme, ata binme, atıcılık ve eskrim gibi çetin sporların bir kombinasyonu. İlke, antrenör, takım ve sponsorluklar olmaksızın bir başına tüm dünyanın sporcularıyla mücadele ediyor. Hırsı ve sarsılmaz iradesini bir silah gibi kullanarak zorlu engelleri teker teker aşıyor. İlke’nin önünde büyük başarılarla dolu uzun yıllar var. Bizleri gururlandıracak büyük başarılarının takipçisi olacağız.
Ultra maratonun cesur kızı Bakiye Duran
Geçtiğimiz hafta güçlü iradenin ete kemiğe bürünmüş haliyle tanıştım. Bu ay kitap kulübümüzde ‘Cesaret Yalnızdır’ adlı kitabıyla Bakiye Duran konuğumuz oldu. ‘İnsan geleceğine aşıktır’, diyen Bakiye Duran, yaşayan bir efsane. Bakiye abla ile sohbetimizden aklıma kazınanları ayrı bir yazı ile paylaşacağım.
Kitap klübü, benim için yeni ve farklı fikirlerin anlamlı dostluklara temel oluşturduğu sıra dışı bir deneyim oldu. Yeni konular, yazarlar ve kitaplar keşfetmek ve insanları sürekli bir araya toplayabilmek, kitap klübünün başarısı için altın kriterler. Bu kriterler kuvvetli bir moderatörlük ve önderlikle aşılabiliyor. Bu yüzden Hasan’ın hakkını da teslim etmek gerek. Umarım Hasan’da bu konudaki deneyimlerini paylaşır. Bizim kulüp doldu, ama siz de kendi kitap kulübünüzü kurabilirsiniz. Belki buluşmalarınızda bizi de konuk alırsınız…