“Sen bir tarihçi olsan, iyi bir tarihçi olursun. Bir ekonomist olsan, iyi bir ekonomist olursun. İyi bir edebiyatçı da olursun. Hatta iyi bir ressam da olursun. İyi bir sosyolog olursun. Senin yeteneğinde ve senin tutkunda bir insan, her ne olmak isterse onun orta çizgisinin üstünde bir yere ulaşabilir. Ama önemli olan, olabileceklerinin en iyisi olmaktır. Kendini bir yönde yoğunlaştırmaktır. Yoksa senin gibi yirmi bilim dalıyla ilgilenen insanlar, sonunda her şeye parmak daldırmış, derinliği olmayan, sığ kişiler olup kalırlar.

Her insan bir potansiyeldir. Diyelim bin tonluk ya da onbin tonluk birikmiş sudur. Bu su boşalınca, geniiiiiş bir alana yayılırsa, bu sudan hiçbir yarar sağlanmaz. Toprağın derinini ıslatmadığı için bitkilere bile yararı olmaz. Ve böyle yaygın bir su, hiçbir iz bırakmadan buğarlaşır. Uçar gider. Bir iz bırakmak için suyun derine inmesi, kendine bir yol, bir kanal, bir vadi açması gerekir. Sen dünyadan hiçbir iz bırakmadan göçüp gitmek mi istiyorsun…”

-Aziz Nesin (Aziz Nesin – Ali Nesin Canım Oğlum Canım babacığım -1 Kitabından)