Dünya şu günlerde hiç olmadığı kadar garip. Endüstri hızla değişiyor; girişimcilik, şirkletler, çalışan profillleri, beklentiler… Her şeyin merkezinde yine kapital var. Ancak kapital bile kendi içinde parçalara bölünmüş; entellektüel, teknoloji ve girişimcilik kapitali en az finansal kapital kadar değer kazanmış durumda. Google’ın hayatımızın integral bir parçası olması, bilgiye erişimdeki hız, ana akım medyanın girişimciliği dünyanın her yerinde pompalaması, hepimizin içindeki Jack Dorsey ve Mark Zuckerberg’i şöyle bir dürtüyor. Tanıdığım hemen herkes o ya da bu sebepten kendi işini kurmak, şu dünyaya minik bir çizik atmak, sıradışı ve ölümsüz olmak derdinde. Hatta bazıları dünyayı değiştirmekten filan bahsediyor. Hiç şüphe yok ki artık damarlarımızda akan internet yüzünden ‘Dünyayı değiştirmek’ söylemini bile fazlasıyla küçümser olduk. Oysa bundan 10 yıl önce herkesin derdi eve ekmek götürmek, aile kurmak, başını sokacağı bir ev ve ayağını yerden kesecek bir araba almak değil miydi? Ne ara dünyayı değiştirmeyi kafaya takar olduk! Keşke bu söylemin altını doldurabilsek.

Ekonomik buhrana giriş

Dünya’da ekonomiler sıkıştığında yeni endüstriler doğar; eğer bu sıkışıklık makro ölçekte buhranlara dönüşürse dışa bağımlı kırılgan ekonomilerde savaş patlak verir. Zavallıllar birbirini öldürürken birileri daha çok para kazanır. Dünyada aklımızın ve hayalimizin alamayacağı kadar çok para bir yerden başka bir yere akarken, bizim yine hayal bile edemeyeceğimiz pozisyonlardaki müdürler dünyanın 100 yıl sonrasını şekillendirmekle uğraşır. Bakın bu konuda çok ciddiyim; sizin müdürünüzün müdürü, hatta CEO’nuzun müdürünün bile müdürü ve onun bile müdürü var. Kimse en tepede kimin olduğunu asla bilemez. Zaten en tepedekiler de Time dergisine kapak olup, yılın adamı pozunu vermez. Bu işleri altındaki adamlarına bırakır!

Ülkemizde patlak veren yolsuzluk olayında, ihtimal dahilinde bile bahsi geçen paralar, Silikon Vadisi’ndeki girişimci ve yatırımcı kapitalden bile yüksek! Hiçbir inovatif çalışmanın yapılmadığı, fasulye fiyatlarının bile Çin ve Hindistan’daki çiftçiye bağlı olduğu bir ülkeye, bir yerlerden bu paralar ucundan kıyısından geliyorsa, kimselerin dokunup, kokusunu bile alamadığı o büyük gizli sermayeyi siz düşünün! Yazımı komplo teorileri üzerine kurgulamak istemiyorum ancak, insanlığın bir uykudan uyanıp başka bir rüyada uyanması gerçeği de olasılıklar dahilinde!

Teknoloji girişimciliği modası

Söylediğim gibi ekonomi, piyasada para akışını sağlayacak yeni motivasyonlar arar, bunun için yepyeni platformlar geliştirilir. Sermaye sahipleri, hatta devlet bu platformların geliştirilmesine destek olur. Çünkü, platform değiştirmeden insanları para harcamaya motive etmek kolay olmaz. Nedeni ise oldukça basit; kurulan her platformdan en çok pastayı kurucular, öncü girişimciler ve yatırımcılar alır, geride kalanlara ise sadece kırıntılar kalır. Tıpkı saadet zincileri gibi! Bu yüzden bir sektör satüre olmaya başlayınca hemen küllerinden yeni bir sektör doğması gerekir. Teknoloji girişimciliği modası da bu şekilde hayata geçti. Düşünsenize, amerikan vahşi kapitalizminde terlikleriyle dolanan üniversiteli bir gencin başarısı tesadüfi olabilir mi! Teknoloji girişimciliği hızla şekil değiştiriyor ve öncüler yeni alt sektörler keşfedip kendi eko sistemine rant sağlıyor. Geriden gelenlere ise içi boş hayaller ve büyük hayal kırıklıkları bırakılıyor. İnternette web dönemi hızla sönerken, mobil ve uygulama devriminin yükselen trend olması tesadüf mü? Steve Jobs’ın gölgelerde kalan ve en iyi yaptığı şey; sektörel platformları değiştirerek, eskiden yeniyi türetmesi değil midir?

Müzik endüstrisini elinde tutan şirketlerin birer birer iTunes’un çatısına girdiği gibi, web’in her alanda her geçen gün mobile kayması, cep telefonu teknolojilerinin de hızla yerini giyilebilir teknolojilere bırakması bize hiçbir trendin sonsuza kadar devam etmeyeceğini apaçık gösteriyor. Mühim olan yeni platformlarda ve sektörlerde öncü pozisyonlarda yer alabilmek. Hatta ülkede bu kadar para varken, devlet desteği ile mobil sosyal platformların gelişmesine ve giyilebilir teknolojiler için çalışmalara destek verilse ne kadar şahane olur, değil mi?