Zamanı Dilimlemeye Karşı Geçmeyen Takıntım

Zamanı Dilimlemeye Karşı Geçmeyen Takıntım


zaman yonetimi verimlilik kisisel gelisim saat tutkusu minimal yasam

Bu yazıyı evimin balkonundan yazıyorum.

Benim takıntım saniyelerle ilgili değil. Daha çok dakikalarla alakalı. Gün içinde keyif alarak ya da almadan yaptığım bir sürü şey var. Bu takıntım özellikle yapmaktan keyif almadığım eylemlerimin süresini ölçmekle başladı.

Mesela bulaşık makinesini boşaltmak. Çamaşırları kurutmadan alıp katlamak. Arabayı yıkamak. Yalnız yapılan market alışverişleri. Evden havalimanına geçiş. Uçağın taksi yapma süresi. Sıkıcı toplantılar vb…

Bu ölçümler, keyif almadan yaptığım işlerin zihnimde o kadar da büyütecek zaman tutmadığını ispat etti her seferinde (Toplantılar hariç). Mesela bulaşık makinesini boşaltmak çoğu zaman 5 dakikanın altında sürüyor. Kıyafetleri kurutmadan alıp katlayıp dolaba koymak, çoraplar çok sayıda olsa bile, en fazla 7 dakika sürüyor. Sürekli ötelediğim bu tür operasyonel gündelik işler zihnimin arkasında çok yer tutuyor, Ram’den yiyor adeta…

Zaman dilimleme örnekleri

Sonra, keyif aldığım eylemlerin süresini de ölçmeye başladım.

Gitar çalmak. Yazı yazmak. Arkadaş buluşmaları. Kahve sohbetleri. Gitarlarımın bakımlarını yapmak. Sevgilimle tartıştığımda onun konuşma süresini sinsice ölçmek. Denizde geçirdiğim zamanı anlamak. (Bunu çoğu zaman güneşten yanmamak için ya da denize gitmeye üşenmeye değecek kadar vakit geçirmediğimi kendime ispat itmek için yapıyorum.)

Aslında zamanı ölçmüyorum, zamanı dilimliyorum

Bir konuyu öğrenmek ya da üzerinde hakimiyet kurmak istediğimde onu anlamlı parçalara böler, sık tekrar ederim. Zaman üstünde hakimiyet kurmak imkansız. Çünkü onu durduramıyoruz. İleri ya da geri saramıyoruz. Ancak, eylemlerimize ayırdığımız vakitleri dilimleyerek akıp giden zaman içinde yaptıklarımız üstünde biraz daha bilinçli ve kontrollü olabileceğimizi düşünüyorum.

Robert McCall düşmanlarını kaç saniyede alt ettiğini ölçmek için zaman tutarken ben bulaşık makinesini kaç dakikada boşaltabileceğimi ölçüyorum.

Zaman dilimleyicilerim

Çocukluğumdan beri saatlere hep ilgim vardı.

Bu ilgi kuzenimin yarış arabası oyunlu Casio saatiyle başladı. (Bir tek bu saate sahip olamadım.) Sonra Databank’lar ve Apollo 13 filmiyle sevdalandığım Omega Speedmaster.

Uzun mesafe ve yüzücü yıllarımın hatırası Garmin Fenix 5x ve tabii ki çoğumuzun kolundaki Apple Watch. Zaman dilimleyicilerimin kronometre özelliği olmasına çok dikkat ederim. Bu kronometre, her zaman tek tuşla ulaşarak sinsice zamanı dilimleyebileceğim nitelikte olmalı.

Zaman dilimleyiciler (saatler) konusunda sabah kadar konuşabilirim. Satın aldığım her saat fiyatından bağımsız olarak benim için önemli bir dönemi ya da günü işaret eder. Hayatı boyunca tek bir saati olup onu kullanan insanlara hayran kalmışımdır hep. Ben o insanlardan değilim. Çok şükür! 🙂

Benim zaman dilimleyiciler

Analog zaman dilimleyiciler

İstanbul’dan Antalya’ya taşındığımda hayatımda yeni bir dönemin başladığını hissetmiştim. (Neden taşındım. Bu hikayeyi de bir ara kesin yazmalıyım.) Bu olayı bir saat alarak taçlandırmam gerekiyordu. Eğer pahalı bir saat alırsam bunu hakkıyla takamayacağımı biliyordum. Sağa sola çarpıp çizdiğimde içim yanmayacak türden bir şey olmalıydı. Bu saat Antalya sıcağında takmaktan usanmayacağım, her türlü aktivitemde yanımda olmasını isteyeceğim deniz temalı bir saat olmalıydı ve tabii ki zamanı dilimleme özelliği olan kronometreli bir saat olmalıydı. YouTube ve saat forumlarımda yaptığım uzun ve keyifli araştırmalarım sonunda hikayesi de olan tam bir fiyat performans ürünü olduğunu düşündüğüm güzel bir saat aldım.

Citizen NB6021-68L

Bu saatin atası Avustralya açıklarında 1983 yılında uzunca bir süre sualtına kalmasına rağmen bulunduğunda kusursuzca çalışmaya devam etmiş.

Dikkat! Bu bir reklam değildir. Saat markası da sponsorum değildir. Belki saat tutkunları da okuyordur diye biraz detaya giriyorum sadece…

Citizen NB6021-68L

Pekiyi, bunun kronometresi nerede?

Bu sefer dijital ya da analog bir kronometre yerine saatin bezeliyle zamanı dilimliyorum. Söylemiştim benim işim saniyelerle değil, dakikalarla…